Ayancık Eymeleri(*) Ayancık eymeleri Beyenmem deymeleri Yarim yelek diktirmiş Ben olsam düğmeleri Ak yemiş kara yemiş Dalları yere deymiş Güvey namaz kılarken Gelin tavuğu yemiş Bileğimde boncuklar Nazaradır nazara İkimizi koysunlar Bir daracık mezara Ak yemiş kara yemiş Dalları yere deymiş Güvey namaz kılarken Gelin tavuğu yemiş Kaynak kişi: Turan Gökmenoğlu (*) Eyme = Genç, yeni yetişen, delikanlı, toy, bıyıkları yeni terlemişAyancık Lisesi Folklör Ekibi, bayram kutlamalarında Karasu'da Pazar Var Karasu'da pazar var Nazmiyemde nazar var Çok sallanma Nazmiyem Senden daha güzel var Trenden mi indiniz Vapura mı bindiniz Birik birik baş olmaz Cümleden hoş geldiniz Ketene bürünürsün Ne güzel süzülürsün Göz açtım seni gördüm Sen kime görünürsün(*) (*) Son kıtanın sözleri Turan Gökmenoğlu'na ait Kaynak kişi: Turan Gökmenoğlu Karasu'da Pazar Var türkünü dinlemek için tıklayınız. Muhtar Kaştan Aşıyor Muhtar kaştan aşıyor Kumlara karışıyor Hastan bir muhtar gibi Her işe karışıyor Ayancık efeleri Kız salla küpeleri Bu türküyü çıkaran Ayancık efeleri Muhtarın evi alçak Çamura mı batacak Söylen deyyus muhtara Kızı kime satacak Ayancık efeleri Kız salla küpeleri Bu türküyü çıkaran Ayancık efeleri Ayancık’ın çamuru Gün doğmadan yarılır Ayancık’ın kızları Jandarmaya sarılır Ayancık efeleri Kız salla küpeleri Bu türküyü çıkaran Ayancık efeleri Kaynak kişi: Turan Gökmenoğlu Ayandon’dan Ay Doğdu Ayandon’dan ay doğdu Ben sandım sabah oldu İstifan’ın önünde Oğlum Sabri kayboldu Denizde kum kaynıyor Sabri’m yelken bağlıyor Oturmuş güverteye Ayşe'm diye ağlıyor Beklerim gelir diye Dalgalar erir diye Güneş doğdu gün battı Nerdesin yavrum yine(*) (*) Son kıtanın sözleri Turan Gökmenoğlu'na ait Kaynak kişi: Turan Gökmenoğlu Çimenci’de Ak Taşlar Çimenci’de ak taşlar Ak değil kara taşlar Ben tutuldum sevdaya Siz tutulman kardaşlar Çimenci başı burun Durun kardaşlar durun Ben çıkrıktan geçince Beni o zaman vurun Çimenci’nin dağları Potinimin bağları Deniz dalgası gibi Emine’min şalvarı Çimenci’nin taşları Alçak geçer kuşları Yaktı beni kül etti Emine’min saçları Çimenci’de durulmaz Böyle yiğit vurulmaz A kız zilli Emine Böyle koca bulunmaz Sadık beyin deymeni Döne döne un eler Emine’min sevdası Beni yakar kül eder Osman’ın salı çamdan Kaldır perdeyi camdan At satılmış kurşunu Ben de bıktım bu candan Kaynak kişi: Yavuz Yılmaz Derleyen : Turan Gökmenoğlu
Çimenci'de Ak Taşlar türkünü dinlemek için tıklayınız. Kuş Misali Doğduğum köy uzaklarda Arada sırada bir haber gelir Unutuldum buralarda Çocukluk günlerim aklıma gelir Çay kenarında tuttuğum mercan Yağmurlu gecelerde bıldırcın sesi Gurbet akşamlarında aklımda her an Nasıl da özledim memleketimi Düşüyorum kuş misali bu gece yollara Yıllarca hasret kaldım canım yurduma Söz : Turan Gökmenoğlu Beste : Erhan Güleryüz
Derelerde Kuşburnu Derelerde guşburnu Guşburnunu guş yer mi Beşyüz liralık gelin Gaynanaya hoş der mi Gelin ayağın gara Gaynatan da çok para Olmuş ne faydası var Alıvermez gundura Boralıyım boralı Beni vuran buralı Beş yıldır yanıyorum Ben bir bahtı garalı Derleyen ve Notaya Alan : Yücel Paşmakçı Kaynak Kişi : Neriman Gürpınar TRT Repertuar No. : 01238 Tabaklı’nın Deresi Tabaklı’nın deresi de Boyabat yolu neresi Doktor gelmiş sarıyor da Sade kurşun yaresi Ninani nininay ninayi nininay Nininayı nininayı ninay nay Muhlise elin hamur da Kalk da çobana sarıl Sana sarılan çoban da Dinsiz imansız gavur Ninani nininay ninayi nininay Nininayı nininayı ninay nay Tabaklı’nın kayası da Cayır cayır yanası Oturmuş da ağlıyor da Muhlise’nin anası Ninani nininay ninayi nininay Nininayı nininayı ninay nay Çay aşağı çay taşlar da Gözümden akan yaşlar Ben sevdaya tutuldum da Siz tutulman gardaşlar Ninani nininay ninayi nininay Nininayı nininayı ninay nay Kaynak kişi: Mustafa Önen Derleyen: Muzaffer Sarısözen TRT Repertuar No. : 00765 Bük Dibinde Yatarım Bük dibinde yatarım Beşli martın atarım Ayşe benim olursa Malakları satarım Ayşem öldürdün beni Bir tomurcuk gül idim Soldurdun beni Ayşem Ayşem hoplayıver Şalvarını tolpayıver Mahkemeye varınca Kimim kimsem yok deyiver Ayşem öldürdün beni Bir tomurcuk gül idim Soldurdun beni Derleyen : Rüştü Şardağ Enteri Aldım Kırkbeşe Enteri aldım kırkbeşe Yudum serdim güneşe Senin yarin gül ise Benimki de menevşe Nanniniya niniya Nanniniya niniya Nanniniya niniya Nanniniya niniya Sarı kabak kökeni Ele batar dikeni Allahım sen kavuştur Hasiretlik çekeni Nanniniya niniya Kaynak kişi : Ziya Oruçoğlu Arabayı Koşalım Arabayı koşalım Boyabat’ı aşalım Sen yağmur ol, ben bulut Yağarken kavuşalım Aman yallah cimdallı Kızlar giyer bindallı O bindallı üstünde Kırmızı kemer olmalı Elmayı sekiz dildim Çamura düştü sildim Yar kıymeti bilmezdim Ayrı düştüm de bildim Aman yallah cimdallı Kızlar giyer bindallı O bindallı üstünde Kırmızı kemer olmalı Lema Boyabat’ın pirinci Dökülür inci inci Benim bir sevdiğim var Boyabat’ta birinci Alını da giyer allanır Şalını da giyer sallanır Görmeye fidan boyu var Sarmaya ince beli var Şu Kertil’i aşalım Çamlık’ta buluşalım Bekir Paşa suyunda Mehtap’ta konuşalım Alını da giyer allanır Şalını da giyer sallanır Görmeye fidan boyu var Sarmaya ince beli var
Geçmiyor Günler Geçmiyor Burda çiçekler açmıyor Kuşlar süzülüp uçmuyor Yıldızlar ışık saçmıyor Geçmiyor günler geçmiyor Avluda volta vururum Kah düşünür otururum Türlü hayaller görürüm Geçmiyor günler geçmiyor Gönülde eski sevdalar Gözümde dereler bağlar Aynada hayalim ağlar Geçmiyor günler geçmiyor Dışarda mevsim baharmış Gezip dolaşanlar varmış Günler su gibi akarmış Geçmiyor günler geçmiyor Yanımda yatan yabancı Her sözü zehir gibi acı Bütün dertlerin en gücü Geçmiyor günler geçmiyor Söz : Sabahattin Ali Hapishane Şarkısı 3 Sinop Cezaevi 1933 Geçmiyor Günler Geçmiyor türkünü dinlemek için tıklayınız. Göklerde Kartal Gibiydim Göklerde kartal gibiydim Kanatlarımdan vuruldum Mor çiçekli dal gibiydim Bahar vaktinde kırıldım Yar olmadı bana devir Her günüm bir başka zehir Hapishanelerde demir Parmaklıklara sarıldım Coşkundum pınarlar gibi Sarhoştum rüzgarlar gibi İhtiyar çınarlar gibi Bir gün içinde devrildim Ekmeğim bahtımdan katı Bahtım düşmanımdan kötü Böyle kepaze hayatı Sürüklemekten yoruldum Kimseye soramadığım Doyunca saramadığım Görmesem duramadığım Nazlı yarimden ayrıldım Söz : Sabahattin Ali Hapishane Şarkısı 1 Sinop Cezaevi 1933 Beste : Ali Ekber Eren Göklerde Kartal Gibiydim türkünü dinlemek için tıklayınız. Aldırma Gönül Aldırma Başın öne eğilmesin Aldırma gönül, aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül, aldırma Dışarda Deli dalgalar Gelip duvarları yalar Beni bu sesler oyalar Aldırma gönül, aldırma Görmesen bile denizi Yukarıya çevir yüzü Deniz gibidir gökyüzü Aldırma gönül, aldırma Dertlerin kalkınca şaha Bir sitem yolla Allah’a Görecek günler var daha Aldırma gönül, aldırma Kurşun ata ata biter Yollar gide gide biter Ceza yata yata biter Aldırma gönül, aldırma Söz : Sabahattin Ali Hapishane Şarkısı 5 Sinop Cezaevi 1933 Beste : Kerem Güney Aldırma gönül aldırma türkünü dinlemek için tıklayınız. Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz Sene 1341 nefsime uydum Sebep oldu şeytan bir cana kıydım Katil defterine adımı koydum Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz Sen üzülme anam dertlerim çoktur Çektiğin çilenin hesabı yoktur Yiğitlik yolunda üstüme yoktur Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz Çok zamandır çektim kahrı zindanı Bize de mesken oldu Sinop’un hanı Firar etmeyilen buldum amanı Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz Sinop kalesinden uçtum denize Tam üç gün üç gece göründü Rize Karşıki dağlardan gel oldu bize Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz Bir yanımı sardı müfreze kolu Bir yanımı sardı Varilcioğlu Beşyüz atlı ile kestiler yolu Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz Söz : Sabahattin Ali ''Sandıkçı Şükrü'' için yazılmıştır Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz türkünü dinlemek için tıklayınız. Tellala Kırda elma ağacı Etrafında alıcı Oğluna gönül verdim Darılma hanım bacı Tellala tellala Paralar verdim tellala Tellal gözün kör olsun Beni verdin dillere Kırda şeker kamışı Erken doğmuş güneşi Öyle bir yar sevdim ki Cihanda yoktur eşi Tellala tellala Paralar verdim tellala Tellal gözün kör olsun Beni verdin dillere Elma dalda biter mi Dumansız baca tüter mi Bana yardan geç diyorlar Seven yardan geçer mi Tellala tellala Paralar verdim tellala Tellal gözün kör olsun Beni verdin dillere Kaynak kişi : Münire Tarabuş Efe Alayı Tersaneden kalktı efe alayı Millet bahçesinde verdik molayı Aman Hakkı Reis nedir kolayı Balık pilakisi pek yaman kaçtı Cımıldak cımıldak cımıldaka lak lak Dalgaya bak, kalkalım hey Yüksek garnizonda yanar lambalar Topal Süleyman söyler güzel kantolar Tarakçı’nın Mustafa göbek çalkalar Çifte naraları pek yaman kaçtı Cımıldak cımıldak cımıldaka lak lak Dalgaya bak, kalkalım hey Mercan balığına attık oltayı Kefalı görünce geriye kaçtık Palamut ağ içinde ateşler saçtı Bu sene balıkçılık pek yaman kaçtı Cımıldak cımıldak cımıldaka lak lak Dalgaya bak, kalkalım hey Kaynak kişi : İsmail Diri Yüksek Minare Yüksek minarede ezan okunur Ezanın sesi kulağıma dokunur Yardan mektup gelmiş ele okunur Uyu ey nazlı meleğim ağlama Annen ölmüş karaları bağlama Anasının adı Havva Münevver Ben ölürsem yavrum seni döverler Döverler de kara yere gömerler Uyu ey nazlı meleğim ağlama Annen ölmüş karaları bağlama Akşam oldu yakamadım gazımı Kadir Mevlam böyle yazmış yazımı Ben ölürsem kimler çeker nazımı Uyu ey nazlı meleğim ağlama Annen ölmüş karaları bağlama Sinop Mahpushanesi Mahpushanelere attım postumu Bilemedim düşmanımı dostumu Yar gelip geçtikçe çiğner üstümü Öldüm mahpushane senin elinden Kurtulaydım şu gardiyanın dilinden Düştüm bir ormana da yol belli değil Sinop mahpushanesinde gün belli değil Mahpushanelerde üç ağaç incir Elimde kelepçe boynumda zincir Zinciri sallama kollarım incir Öldüm mahpushane senin elinden Kurtulaydım şu gardiyanın dilinden Düştüm bir ormana da yol belli değil Sinop mahpushanesinde gün belli değil Sinop Mahpushanesi türkünü dinlemek için tıklayınız. Çömbek Çömbeği bağladım afura yakın Çömbek beni süstü yatsıya yakın Çömbeğin başına al kınalar yakın Kara çömbek, kanlı da çömbek Öldürdü beni, genç yaşımda Salaya bindirdi beni Günlarden gün cumadır cuma Kız hamama girince kınanı yuma Kız aklın varsa gerdeğe girme Kara çömbek kanlı da çömbek Öldürdü beni genç yaşımda Salaya bindirdi beni Günlerden gün pazardır pazar Açma yorganımı yaralar azar Güveyi görmedim ama gelin çok güzel Kara çömbek kanlı da çömbek Öldürdü beni genç yaşımda Salaya bindirdi beni Ezelidir Deli Gönül Ezelidir deli gönül ezeli aman Yel estikçe yaprak döker gazeli Benim yarim cümlesinin güzeli aman Görün dostlar sevda bana neler eyledi Aldı aklım deli gönül divane eyledi Yaz gelince atlar çıkar çayıra aman İşimi gücümü mevlam kayıra Meğer ölüm seni benden ayıra aman Görün dostlar sevda bana neler eyledi Aldı aklım deli gönül divane eyledi Bir giderim beş ardıma bakarım aman Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim Hem ayrılık, hem hasretlik çekerim aman Görün dostlar sevda bana neler eyledi Aldı aklım deli gönül divane eyledi Aşık Hasan Ayazma Adanın Burnu Adanın burnunu duman bürüdü Herkes sevdiğini aldı yürüdü Dizdar kızı der ki: Kardeş karışmam Zeynep’i alırsan kırk yıl konuşmam Adanın yamaçları bağlık fundalık Dudu’tu almazsam gençliğime yazık Dizdar kızı der ki: Kardeş karışmam Zeynep’i alırsan kırk yıl konuşmam Sinop’un önü kale kapısı Güveyi vurdular gece yarısı Dizdar kızı der ki: Kardeş karışmam Zeynep’i alırsan kırk yıl konuşmam Meydan eteğinde bir uzun testi Analar babalar ümidi kesti Dizdar kızı der ki: Kardeş karışmam Zeynep’i alırsan kırk yıl konuşmam Yemenimin Yeşili Yemenimin yeşili Ben kaybettim eşimi Al yemenim sende kalsın Aman aman Sil gözünün yaşını Yemenimi düreyim Yar koynuna gireyim Uyu uyan sar beni Aman aman Yar olduğun bileyim Yemenimin uçları Ben çıkamam yokuşları Beni baştan çıkaran Aman aman Tersane berduşları Yemenimde hare var Yüreğimde yare var Ne ben öldüm kurtuldum Aman aman Ne bu derde çare var Tin Tin Tini Mini Hanım (Şeftali Ağaçları) Şeftali ağaçları Tüylü çiçek başları Yaktı yandırdı beni Yarin hilal kaşları Tin tin tini mini hanım Seni seviyor canım Bahçelerde ibrişah Boyu uzun kendi şah İki gönül bir olsa Ayıramaz padişah Tin tin tini mini hanım Seni seviyor canım Bahçelerde kereviz Biz kereviz yemeyiz Bize Sinop’lu derler Biz güzeli severiz Tin tin tini mini hanım Seni seviyor canım Tin tin tini mini hanım türkünü dinlemek için tıklayınız. Pencerenin Altında Pencerenin altında Zerdali dalı mısın Ne baygın bakıyorsun Benden sevdalı mısın Of of of of Ölüyorum ben Bir fanile bir de gömlek Donuyorum ben Çini tabakta reçel Bu günler gelir geçer Ağzım dilim söylemez Kalbimden neler geçer Of of of of Ölüyorum ben Bir fanile bir de gömlek Donuyorum ben İlyas İyi Tüfeğim Dolu Saçma Tüfeğim dolu saçma Sevdiğim benden kaçma Her tarafım yareli Bir yara da sen açma Of of özlerden Öptüm ela gözlerden Of of ölüyom Mendil salla geliyom Keratanın kızını Can yürekten seviyom Ben yaylıya giderim Atım yok yalıyacak Gel beraber kaçalım Kimsen yok darılacak (Baban yok darılacak) Of of özlerden Öptüm ela gözlerden Of of ölüyom Mendil salla geliyom Keratanın kızını Can yürekten seviyom Sadık Açıkgöz Alaylar Alaylar Top Top Alaylar (1. kafile) Alaylar alaylar top top alaylar (2. kafile) Ne istiyorsun bizim alaydan (1. kafile) İçinizde bir güzel var onu istiyoruz (2. kafile) O güzelin adını bize bildirin (1. kafile) O güzelin adı Fatma kadındır (2. kafile) Urludur usludur yalnız veremem (1. kafile) Eşimle dostumla varır alırım Beyler Bahçesinde Kandiller Yanar Beyler de bahçesinde kandiller yanar (aman) Kandilin şavkına (validem) bülbüller konar Herkes de sevdiğine böyle mi yanar (aman) Ağla hey gözlerim gan ağla ayrılık günüdür Söyle hey dillerim söyle muhabbetin sonudur Beyler bahçesinde kurra çekilir (aman) Kurrası çıkanın (validem) boynu bükülür Anneler babalar yola dökülür (aman) Ağla hey gözlerim gan ağla ayrılık günüdür Söyle hey dillerim söyle muhabbetin sonudur Beyler de bahçesinde vurdular beni (aman) Ölmeden mezara (validem) koydular beni Yarin de çevresinde sardılar beni (aman) Ağla hey gözlerim gan ağla ayrılık günüdür Söyle hey dillerim söyle muhabbetin sonudur İsmail Diri
Bir Gemim Var Bir gemim var salıverdim engine Baş bezirgan damga vurmuş dengine Şimdi rağbet güzel ile zengine Ağlama kömür gözlüm Yoldan geldim yorgunum Dün akşamdan Marika’ya vurgunum Bir gemim var adaya da yaslanır Yağmur yağar yelkenleri ıslanır Bir gün olur deli gönül uslanır Ağlama kömür gözlüm Yoldan geldim yorgunum Dün akşamdan Marika’ya vurgunum Kumkapı'nın Ah Kilidiyem Kumkapı`nın ah kilidiye Dün gece gelen ah kimidiye Eli elime ah alayım yar Kolu boynuma ah sarayım yar Aşalım dağlar aşalım Gel güzel bayramlaşalım Kumkapı`nın ah üstüyem ben Allar giyenin ah dostuyum ben Eli elime ah alayım yar Kolu boynuma ah sarayım yar Aşalım dağlar aşalım Gel güzel bayramlaşalım Kaynak kişi : İsmail Diri Helesa I Bismillah başlayalım Ayvadalı taşlayalım Bu yıl burda kışlıyalım Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Altımızda çürük minder Altını üstüne dönder Aman beyim bahşiş gönder Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Aşağı hamamm yokuşu Söküldü mestm dikişi lllede koca karıların cümbüşü Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Dal budarım dal budanm Bahçede bülbül güderim Sizleri heryerde methederim Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Aşçımızın adı Tayyar Bir kepçe kor iki sayar Bununla gemici doyar Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Gemi geldi duydunuzmu Selam verim aldınızmı Bu gemiyi tamdınızmı Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Kaptanımız fener taşır Uyuz olmaz durmaz kaşır Tayfalanm hamsi taşır Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Ince burundan geçerken Sırmalı sancak açarken Biz doldurup biz içerken Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Bir genüm var çift direkli Tayfası arslan yürekli Filkası çifte yürekli Helesa Yelesa Heyemola yusa hop Helesa II Bir gemim var beş direkli Kaptanı arslan yürekli Filikası üç direkli Heyemola lisa, yisa, hop Uzun çarşı baştan başa Keklik seker taştan taşa Gemiciler binler yaşa Heyemola lisa, yisa, hop Bir gemim var gabya dağlar Gabyadan görünür dağlar Gurbette gemici ağlar Heyemola lisa, yisa, hop Bir gemim var boyu uzun Gider yazın, gelir güzün Gerze’ye de var mı sözün Heyemola lisa, yisa, hop Gemim gelir duydunuz mu Selam verdim aldınız mı Helesadan memnun kaldınız mı Heyemola lisa, yisa, hop İp Attım Ulaş Diye İp attım ulaş diye Kapıyı dolaş diye Ben seni niye sevdim Derdime ilaç diye Su verip maşrabadan Doldurup taşırmadan Ben de bir yar seveyim Aklımı şaşırmadan İp attım ucu kaldı Tarakda gücü kaldı Ben sevdim eller aldı Yürekte acı kaldı Kaynak kişi : Ali Şen Derleyen : Nida Tüfekçi İp attım ulaş diyetürkünü dinlemek için tıklayınız. Ben Giderim Batum'a Ben giderim Batum’a Batum’un batağına Bahçenizden içeri Al beni otağına Nazlı yarim geldim sana Fistanını toplasana Kemençeler çalınıyor Bize horon oynasana hey Köşke serdim yatağı Gel derdimin ortağı Yataklar diken oldu Senden ayrı yatalı Nazlı yarim geldim sana Fistanını toplasana Kemençeler çalınıyor Bize horon oynasana hey Bıldırcınım uçuyor Kanadını açıyor Bıldırki sevdiceğim Bu yıl benden kaçıyor Nazlı yarim geldim sana Fistanını toplasana Kemençeler çalınıyor Bize horon oynasana hey Kaynak kişi : Münire Tarabuş Derleyen : Sabahat Karakulakoğlu TRT Rept. No: 01371 Ak Bakraçlar Susuz Kaldı Ak bakraçlar susuz galdı Büyük evler ıssız kaldı Gız anası gızsız kaldı (hey anam) Oğlun güveyi olayı (hey anam) Gelin evine geleyi Atımın guyruğu düğüm Yüreğime vurdu düğün Ayrılık günümüz bugün Oğlun güveyi olayı (hey anam) Gelin evine geleyi Güveyi bahçede gezer Sarığına güller dizer Güveyi gelinden güzel Oğlun güveyi olayı (hey anam) Gelin evine geleyi Kaynak kişi : Remziye Güven Derleyen : Ferruh Güven Üç Gün Evvel Geldi Gelin Alıcı Üç gün evvel geldi gelin alıcı Denizde de boğuldum yoktur ilacı Anam babam kıme olsun davacı Alma da dalgam alma yeni gelini Gümüş de kemer sıkmış ince belini Çeyizim sandıkta basılı kaldı Elbisem duvarda asılı kaldı Benim nazlı yarım kimlere kaldı Alma da dalgam alma yeni gelini Gümüş de kemer sıkmış ince belini Haydin kızlar kalkın yola duralım Hürmüz gelin geçecek onu görelim Öğlen namazını bizde kılalım Alma da dalgam alma yeni gelini Gümüş de kemer sıkmış ince belini Kaynak kişi: Münire Tarabuş Notaya alan : Ahmet Yamacı TRT Repertuar No. : 00146 Tabya Sinop tabyaya yakın Seyredin akın akın Düştümde sarhoş eline Gelin halime bakın Amanın amanın aman Vuruldum aynlamam Ben bu yari görmeden Buralarda duramam Ben bu defi çalamam Parmaklarımı yoramam Ben bir kadı kızıyım Değme beylere varamam Baldım pekmez oldum Duruldum akmaz oldum Bin liralık kız idim Beş para etmez oldum Aşık Hasan Ayazma Yaver Kaleden indim bugün Elinde altın güğüm Alayların içinde Yavere yandım bugün Of ... Of ... Of ... Eylenmiyor sensiz cahil gönlüm hey Kalelerden insene Fotinini silsene Anne beni yaver istiyor Anne beni yavere versene. Of ... Of ... Of ... Eylenmiyor sensiz gönlüm hey Kaleden indim eniş Mendilim dolu yemiş Anne beni yaver istemiş Anne beni yavere versene Of ... Of ... Of ... Eylenmiyor gönlüm sensiz hey Kaynak Kişi : Ziya Yenici Camekanın İçinde Camekanın içinde Ayna mısın cam mısın Çekme beni saçımdan Sen benim kocam mısın Aman aman ben yandım Askerime ben yandım Gözlerin şöyle dursun Sözlerine ben kandım Bahçelerde bibersin Niçin boynun bükersin Sana gönül verilmez Sen askere gidersin Aman aman ben yandım Askerime ben yandım Gözlerin şöyle dursun Sözlerine ben kandım Gemiye bineceğim Askere gideceğim Merak etme nişanlım Ben yine geleceğim Aman aman ben yandım Askerime ben yandım Gözlerin şöyle dursun Sözlerine ben kandım(*) Çarşamba Yollarında Çarşamba yollarında Kelepçe kollarında Oy ne imiş ne imiş Kaderim böyle imiş Yar üstüne yar sevmek Ateşten gömlek imiş İşte ben gidiyorum İstanbul yollarına Oy ne imiş ne imiş Kaderim böyle imiş Yar üstüne yar sevmek Ateşten gömlek imiş(*) Çayıra Serdim Postu Çayıra serdim postu (imanım) Şu gelen kimin dostu (civanım) Ak gerdanın altında Tatlı bir uyku bastı Irzına nikahına kaşına gözüne maşallah Beyoğlu'nda görüşürüz inşallah Çayıra serdim minder Yüzünü bana dönder Eğer bana dönmezsen Ayda bir selam gönder Irzına nikahına kaşına gözüne maşallah Beyoğlu'nda görüşürüz inşallah(*) Entarisi Salkım Salkım Entarisi salkım salkım Yar görünce gider aklım Yedi senedir severim İstemeye yok mu hakkım Selime de hanım vay Entarisi salkım saçak Selam aldım kucak kucak Benim yarimi sorarsan Onbeşine bastı ancak Selime de hanım vay Entarisi biçim biçim Yanıyorum senin için Bak aşkınla harab oldum Beni sevmediğin için Selime de hanım vay Kaynak kişi : Münire Tarabuş Zamanıdır (Bak Efendim) Bak Efendim hoş ilkbahar erişti Buz eriyip sulandığı zamandır Lale sümbül gül menekşe yetişti Bülbüllerin dillendiği zamandır Çayır çimen mis kekikler yüzünde Sala bulur gönül bahar yazında Acep haller olur komşu kızında Kirazların allandığı zamandır Altın başak nazlı nazlı sallanır Gün vurdukça çilekler hep allanır Ondördünde dilber dudak ballanır Süt kaymağın bollandığı zamandır Güzeller hep başa çelenk takınca Görünmez od iç gönlümüz yakınca Çaylar taşıp hızlı hızlı akınca Geçitlerin yollandığı zamandır Çifte turunç ak göğüste durur ya Hoş yetişip birbirine vurur ya Seven sevdiğine bir gün erir ya Dudakların ballandığı zamandır Koşma türkü mani okur dilimiz Güzellerden yana gider gönlümüz Sazımızda coşkun olur telimiz Aşk ağacın dallandığı zamandır Emiri der kara deniz gezilir Limanlarda bağlı gemi çözülür Yelken açıp enginlere süzülür İlden ile yollandığı zamandır Aşık Emiri Yürü Dilber Yürü Devran Senindir Salına salına seyrana giden Yürü dilber yürü devran senindir Yolunda aşıklar divane eden Yürü dilber yürü devran senindir Perçemler salınmış bir yana şöyle İnciler dizilmiş dehana şöyle Bir kez bak o beyaz gerdana şöyle Yürü dilber yürü devran senindir Yakışmış canana o sadr-ı bala Nur-u hüsnü etmiş arzı istila Ederler seninçün kıyl ü kal amma Yürü dilber yürü devran senindir Güzeller şahısın dilber-i devran Gönlümüz kalesin zaptettin heman Hep sona ersin şu dildeki figan Yürü dilber yürü devran senindir Emiri söyler bu sendeki eda Bu naz ü nezaket bulunmaz cana Yolunda canımız oldukça feda Yürü dilber yürü devran senindir Aşık Emiri (*)1929 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuarı Müdürü Ziya Bey başkanlığında Ferruh Bey, film operatörü Remzi Bey, Kösemihalzade Mahmut Ragıp Bey ve İstanbul Türkiyat Enstitüsü asistanlarından Abdülkadir Bey tarafından derlenmiştir. Kaynakça : Turan Gökmenoğlu, Sinop ve İlçeleri Ayancık Rehberi, İstanbul, 1989, Usta Matbaacı Yayını Turan Gökmenoğlu, Turistik Sinop Rehberi, İstanbul, 1992, Usta Matbaacı Yayını Cumhuriyetin Ellinci Yılında Sinop 1973 İl Yıllığı